edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2016 Salı

Neden hep seninle ben anlaşılmayan taraftayız ?
Biz mi zor bireyleriz yoksa insanlar mı çok anlayışsız.
Ben başta sen olmak üzere herkesi anlarken,
Hepsini geçtim,herkesi sildim attım ama..
Sen nasıl anlamazsın beni ?
Bu denli sevdiğim, aşık olduğum insan beni anlamazken
Tüm dünyadan beni anlamasını nasıl beklerim.
Seninle ben mi anlaşılması zor insanlarız
Yoksa, benim dışımda herkes birbirini çok mu iyi anlıyor ?
Anlaşılmayan, istenmeyen tek kişi miyim ?
Hepsini geçtim, herkesi sildim attım ama..
Sende mi anlamak istemiyorsun beni ?
Seninde mi yok bana hayatında bir yer ?
Bu mudur yani sevip sevilmemek,
Anlayıp anlaşılmamak dedikleri ?
Bu mudur yani bir gün hepimizin varacağı son nokta..
Peki sorarım sana, senin ne kadar vaktin kaldı ?
Benim olduğum noktaya ulaşmana..

20 Ekim 2016 Perşembe

Ya ben kaçacağım, Ya sen beni bulacaksın..

            Hayattan sıkılmış durumdayım. Hoş benim hayatın basit ve sıkıcılığına ne zaman alışmışlığım oldu, orası da ayrı bir günün tartışma konusu. Biz bu gün, hayattan bıkmış ve devamlı bir koşuşturma içinde yaşadığımız her an , bulunduğumuz yerden ve çevresinden kaçmak istememize rağmen bir esir gibi zorla , bir o kadar da istemeyerek hayatın görülmeyen prangalarıyla esir düştüğümüz bu dikdörtgen kutulardan kaçma hayallerimizden bahsedeceğiz.
           Şahsen ben, her an bir kaçış içerisindeyim. Henüz bu kaçışlarım hayallerimde yer edinse bile, inanıyorum ki bir gün gerçekten özgürce ve mutluluğumdan öte hiçbir şeyi düşünmeyerek buralardan çekip gideceğim. O zamanlar geldiğinde yan koltuğum boş mu olur yoksa hayatımın geri kalanını geçireceğim kişi ile mi paylaşırım bilinmez. Şans yüzüme güler ve erkenden hayatımı geçireceğim kişiyi bulabilirsem belki bulunduğum yerden kaçmama bile gerek kalmaz. Onun kalbine kaçmak da bana yeterli gelebilir.
           Sonuç itibari ile hayattan ve buradan kaçmak istesem de, insanda kaçmak isteme sebebi uyandıran hisler nedeni ile bir o kadar da burada kalmaya mahkumum. Bir gün sevdiğim kişi ile yahut onsuz buralardan gideceğim hayali ile bir geceyi daha sonlandırıyorum. Umarım buna benzer bir çok gece daha geçirmek zorunda kalmam, umarım buradan erkenden gidebilirim yada sen erkenden bana gelebilirsin..

Öğrettiğin acılardan ders çıkarmama rağmen, vazgeçemiyorum bu aşktan..

Sensizlik acı veriyor ruhuma..

Kir ve Çamur / Ak ve Kara

            Bedenimdeki izleri bir türlü atamıyorum üzerimden. Ne kadar çabalarsam çabalayayım devamlı birisi karşıma geçiyor ve o acı günü tekrar iliklerimde hissetmeme neden oluyor. Saftım ben , annemin kuzusu babamın prensesi. Bembeyaz bir melektim yolum onlarla kesişene değin.. Karanlığa hapis oldum uzunca bir süre. Işığımı kaybettiğim sırada buldum seni , karanlığın içerisinde geceden daha karanlık bir şekilde parlıyordun. İkimizde ait değildik o dünyaya.. Ben temizken zorla kirletilmiş , sen ise zorla üzerinde defalarca çamur atılmış biri olarak gecenin karanlığına hapis olmuştuk.. Işıklarımız birbiri ile kesiştiğinde ki mücadele izleri yüzlerimizden okunuyordu. Sen , zorla çamura itilmiş biri olarak beni kendi kirinden uzak tutmayı  görev edindiğin vakit , bende kirlerimizden birlikte kurtulup aydınlığa çıkmayı kendime görev edinmiştim.
            O zamandan itibaren biz gri idik seninle. Dünyanın tüm kirine pasına savaş açmış, aydınlığı arzulayan tek bir gri renk..