23 Aralık 2016 Cuma

Hatalara Sebep Olan Güzelliklere..

Tercihlerimiz bizi olduğumuz kişi haline getiriyorsa, devamlı yanlış tercihler yapan birisi olarak ne halde olduğum hakkında bir fikrim yok.İyi kötü bu güne kadar bazı tercihler yaptım ve istemeyerek de olsa arkalarında duruyorum. Değiştirme imkanım olsa bir çoğunu hatta hepsini teker teker değiştirirdim. Lakin öyle şeyler ancak bilim kurgu filmlerinde ve kitaplarında mümkün. Gerçek hayatta ise yaptığımız seçimler ve sonuçlarıyla yaşamaya mahkumuz. Bu hayatta benim mahkumiyetim iyisiyle kötüsüyle. Ders çıkardım mı bu güne kadarki hatalarımdan, elbette fazlasıyla ama ileride yine aynı hataları yapacağımı da biliyorum. Bazı hatalar var ki, istemesen de yapman gerektiğini bildiğin, acı çektirecek olsa da onu seçmen gerektiğini bilerek yaptığın tercihler ve acımasız sonuçları. Bizi biz yapan belki de bilerek ve isteyerek yaptığımız hatalar ve kötü tercihler. Tüm olanlardan çıkardığımız ders ise; nasıl hata kusursuz bir hata yapabilirim. Hatalarımıza ve onlara sebep olan güzelliklere..

22 Aralık 2016 Perşembe

Nicedir halimiz; Sevenler olarak hasretiz..

Yine bu gece, seni düşünüyorum gizlice.
Gözümde uyku, yüreğimde seninle
Geceyi gündüz ediyorum sessizce.

Çoğu zaman alışkanlıklarımızın kurbanıyız, bu alışkanlıklar bazen bir günaydın mesajı bazense sevmek karşı taraftakini..

Filmler ve kitaplar da arıyorum o sözde ütopyayı, bir gün bulmak umuduyla..

Filmler ve kitaplar da arıyorum o sözde ütopyayı, bir gün bulmak umuduyla..

Güvenebilmek İstiyorum..

Kendimle derdim ne bilmiyorum ama bir derdim var hissediyorum. Geçmiş yaşamların özlemini duyuyorum. Günümüzde yaşamaktansa, geçmişte bazılarına göre zor ama bana göre basit zamanda yaşamayı arzuluyorum. Doğrunun ve yanlışın basit olduğu, günümüzdeki kadar gri alanların olmadığı ama en önemlisi sevip sevilmenin daha kolay olduğu zamanları. Günümüzden nefret ediyorum, biraz daha ve bir bakmışsınız kendimi bir binanın çatışından özgürlüğe bırakmışım. İnanç sahibi olmasam ve belki de çok sevdiğim anneme binlerce kez hiç düşünmeden yapardım. Ait hissetmiyorum kendimi hiçbir yere, rahat huzurlu ve düşünmeden yaşayabileceğim, gözümü kırptığım da anlamsız bir gülümsemeye sahip olabileceğim çevremdekilere yüzde yüz güvenip arkama bakmadan düşüncesizce yaşayabileceğim bir yerim olmadığından belki de. Belki çoğu kişi bu saydıklarıma sahip değil lakin, ben sahip olmak istiyorum. Mutlu olmak, sevdiklerimle bir arada dertsiz tasasız olmak. Ya da en azından insanlara GÜVENEBİLMEK istiyorum..

23 Kasım 2016 Çarşamba

Can Yücel - Eğer Şiiri


Korkuyorum..

Düşünmekten alamıyorum kendimi. Ne zaman bir sessizlik olsa ya da dalıp gitsem bir köşede aklımda sen varsın. Şu sıralar korkularımın tek sebebi sensin. Seni kaybetme ya da sana hiç sahip olamamak korkusu tüm bedenimi sarıyor. Her dakika seni arıyor kalbim ve aklım. Bedenim huzursuz sen yanımda değilken. Kendimden çok seni düşünür oldum ve bu beni ürkütüyor, ya yine üzülürsem diye. Bu seferde kaybedersem toparlayamamaktan korkuyorum kendimi. Lakin yinede tüm korkularıma rağmen engel olamıyorum sana olan hislerime.

21 Kasım 2016 Pazartesi

Sensizliğin kıyısındayım,
Gecenin sessizliğinde sesini arıyorum.
Bir seni istiyorum yanımda, yanı başımda.
Kokunla doluyor kalbim, her nefes alış verişte
Nüfus ediyor bedenime varlığın.
Gülümsemeni tanımlamaya kelimelerim kifayetsiz kalıyor.
Kendimi, gözlerinin içinde kaybolmuş buluyorum.
İş işten geçeli çok oluyor, ben sana abayı fena halde yakalı çok oluyor.
Anlamıyorum seni, nasıl nüfus ettin bedenime? nasıl girdin bu denli kalbime?
Niye hiç olmadığım kadar mutluyum seninleyken ya da neden
Kendimi hep sana bakarken buluyorum sebepsizce.
Ne var sende, beni sana bu denli bağlayan?
Ne bu sendeki karşı konulamaz cazibe?
Neden bu kadar mutluyum kendimi sende kaybetmekten ve
Neden direnmek dahi istemiyorum tüm bedenime nüfus etmene.
Her önüme gelene anlatmak istiyorum
Sana olan hislerimi, başta sen olmak üzere.
Bil istiyorum gözlerine bakarken kalbimden geçenleri,
Korkuyorum bir yandan da; bir daha gözlerine bakamam diye..

Ben zaten hep farkında olmadan kaptırıyorum kendimi birilerini sevmeye.. ( R )

Hangi Ara ?

Ben ne zaman sevdim seni,
Hangi vakit aklımdan çıkaramaz oldum?
İşten çıkış yollarını gözleyip,
Bir umut karşılaşmak için, oyalanacak hale geldim.
Her şeyi geçtim,
Ben, ne ara saati karıştıracak kadar
Aklımı sende kaybettim.      ( R )

Sende haklısın, o varken benimle eksiklerini kapatıyordun O gitti, bana da hayatında gerek kalmadı..

Güne bir merhaba ile başlamak gerekli. " Merhaba sevgilim " , " Merhaba hayatım " gibi güzel ve samimi birer cümle ile. Sevdiğin insanın " Günaydın " mesajı ile yataktan çıkmak kadar huzur verici bir başka şey, uyandığında sevdiğin kişinin gözlerinde anlamını bulmaktır bence.

Yine sensiz bir sabaha uyandım ve sensiz ne yapmalıyım hayatta onu bilmiyorum..

Tek hayalimdi, nefesinin nefesime karıştığı bir gecede uykuya dalmak.

Seninde beni sevdiğin kısacık bir an için, ruhumu şeytana bile satabilirim..

Güzel geçen günün hatırın-aydı, huzurumun sebebi.
Mutluluğun yorgunluğunu taşıyorum üzerimde,
Bünyem yabancı bu tarz duygulara.
Karşında ne yapmam ve yapmamam gerek bilemiyorum,
Bunu en iyi sen biliyorsun.
Gizlemekten ziyade, haykırıyorum kafamın içerisinde
Dilim varmıyor belki sözcüğe dökmeye,
Ama gün gibi ortada nedenim, nasılım..
Korkuyorum sonrasında seni kaybetmekten,
Sen olmak istiyorum bir noktadan sonra.
Senin olmak, sana sahip olup senin tarafından sahiplenilmek.
Korkuyorum belki dile getirmeye ama biliyorum içten içe,
Sen benim yanında heyecanlandığım-sın,
Geceleri başımı yastığa koyduğumda düşlerimi süsleyen,
Gece ansızın uyandığımda, geri uyuyamama sebebim.
Her boş anımda düşündüğüm, aklımdan çıkarmayı arzulasam bile başaramadığım
Mutluluğu iki dudağının arasında aradığım-sın.

25 Ekim 2016 Salı

Neden hep seninle ben anlaşılmayan taraftayız ?
Biz mi zor bireyleriz yoksa insanlar mı çok anlayışsız.
Ben başta sen olmak üzere herkesi anlarken,
Hepsini geçtim,herkesi sildim attım ama..
Sen nasıl anlamazsın beni ?
Bu denli sevdiğim, aşık olduğum insan beni anlamazken
Tüm dünyadan beni anlamasını nasıl beklerim.
Seninle ben mi anlaşılması zor insanlarız
Yoksa, benim dışımda herkes birbirini çok mu iyi anlıyor ?
Anlaşılmayan, istenmeyen tek kişi miyim ?
Hepsini geçtim, herkesi sildim attım ama..
Sende mi anlamak istemiyorsun beni ?
Seninde mi yok bana hayatında bir yer ?
Bu mudur yani sevip sevilmemek,
Anlayıp anlaşılmamak dedikleri ?
Bu mudur yani bir gün hepimizin varacağı son nokta..
Peki sorarım sana, senin ne kadar vaktin kaldı ?
Benim olduğum noktaya ulaşmana..

23 Ekim 2016 Pazar

Bilinmeyenden Kaçıyorum..

Niye istemiyorum uyumak,
Uyuduğumda da uyanmamak.
Neden korkuyorum, bilmediğim kabusum ne benim ?
Hangi gerçeklerden kaçıyorum, neleri bastırıyorum bilinç altımda.
Benim sonum ne olacak, bu düşünme denen illet ile
Hangimiz galip gelecek bu kısacık insan ömründe.
Ben mi huzura kavuşacağım yoksa;
Sonunda delirip toptan mı kaybedeceğim..

20 Ekim 2016 Perşembe

Ya ben kaçacağım, Ya sen beni bulacaksın..

            Hayattan sıkılmış durumdayım. Hoş benim hayatın basit ve sıkıcılığına ne zaman alışmışlığım oldu, orası da ayrı bir günün tartışma konusu. Biz bu gün, hayattan bıkmış ve devamlı bir koşuşturma içinde yaşadığımız her an , bulunduğumuz yerden ve çevresinden kaçmak istememize rağmen bir esir gibi zorla , bir o kadar da istemeyerek hayatın görülmeyen prangalarıyla esir düştüğümüz bu dikdörtgen kutulardan kaçma hayallerimizden bahsedeceğiz.
           Şahsen ben, her an bir kaçış içerisindeyim. Henüz bu kaçışlarım hayallerimde yer edinse bile, inanıyorum ki bir gün gerçekten özgürce ve mutluluğumdan öte hiçbir şeyi düşünmeyerek buralardan çekip gideceğim. O zamanlar geldiğinde yan koltuğum boş mu olur yoksa hayatımın geri kalanını geçireceğim kişi ile mi paylaşırım bilinmez. Şans yüzüme güler ve erkenden hayatımı geçireceğim kişiyi bulabilirsem belki bulunduğum yerden kaçmama bile gerek kalmaz. Onun kalbine kaçmak da bana yeterli gelebilir.
           Sonuç itibari ile hayattan ve buradan kaçmak istesem de, insanda kaçmak isteme sebebi uyandıran hisler nedeni ile bir o kadar da burada kalmaya mahkumum. Bir gün sevdiğim kişi ile yahut onsuz buralardan gideceğim hayali ile bir geceyi daha sonlandırıyorum. Umarım buna benzer bir çok gece daha geçirmek zorunda kalmam, umarım buradan erkenden gidebilirim yada sen erkenden bana gelebilirsin..

Sevebilmenin Haklı Gururu

Bulutlardan değildik ki
Dağıldığımız zaman bir rüzgar ile
Toplanalım .
Eskisi gibi olmak zor insan hayatında ,
Özellikle de sevdiysen birisini
Tüm benliğinle ..
Her yerine nüfus ettiyse o kişi
Tamamen savunmasızsan ona karşı
İşte asıl o zaman aşıksın sen .
Acımaz dı yoksa canın bu denli ..
Yaşadığın acılara üzülme aksine
sevin .
Bu acıları yaşayacak kadar sevebildiğine ..
Bu hayat adil değil , helede konu aşk iken .
Sen şanslısın , karşılık göremesen de
aşkı tattın .
Çoğu insana ömürlerin de nasip olmaz ha ..
Sar acılarını ona olan sevginle zamanın da
benim yaptığım gibi .
Şimdi anlamasan da beni , ileri de anlayacaksın
sevginin gücünü .
Acıtsa da zamanın da ona sahip olmanın verdiği
Gururu .
Sen doğru sevdin , belki de kimsenin sevmediği
kadar doğru ,
Yanlış olan sevdiğindi .
Seni anlamaya , sevgini hissetmeye kadir değildi .
Sen şuan üzgünsün ama o ,
Ömrünün sonuna kadar üzülecek seni kaybettiği için .
O da biliyor aslında içten içe ..
Bir daha sevilmeyeceğini senin tarafından sevildiği gibi ..
Sev onu da , karşına çıkacak diğerlerini de ,
Elinden geldiği kadar sev .
Vakit bulursan biraz , sevmeyi de sev ..

Öğrettiğin acılardan ders çıkarmama rağmen, vazgeçemiyorum bu aşktan..

Sensizlik acı veriyor ruhuma..

Kir ve Çamur / Ak ve Kara

            Bedenimdeki izleri bir türlü atamıyorum üzerimden. Ne kadar çabalarsam çabalayayım devamlı birisi karşıma geçiyor ve o acı günü tekrar iliklerimde hissetmeme neden oluyor. Saftım ben , annemin kuzusu babamın prensesi. Bembeyaz bir melektim yolum onlarla kesişene değin.. Karanlığa hapis oldum uzunca bir süre. Işığımı kaybettiğim sırada buldum seni , karanlığın içerisinde geceden daha karanlık bir şekilde parlıyordun. İkimizde ait değildik o dünyaya.. Ben temizken zorla kirletilmiş , sen ise zorla üzerinde defalarca çamur atılmış biri olarak gecenin karanlığına hapis olmuştuk.. Işıklarımız birbiri ile kesiştiğinde ki mücadele izleri yüzlerimizden okunuyordu. Sen , zorla çamura itilmiş biri olarak beni kendi kirinden uzak tutmayı  görev edindiğin vakit , bende kirlerimizden birlikte kurtulup aydınlığa çıkmayı kendime görev edinmiştim.
            O zamandan itibaren biz gri idik seninle. Dünyanın tüm kirine pasına savaş açmış, aydınlığı arzulayan tek bir gri renk..