Hayattan sıkılmış
durumdayım. Hoş benim hayatın basit ve sıkıcılığına ne zaman alışmışlığım oldu,
orası da ayrı bir günün tartışma konusu. Biz bu gün, hayattan bıkmış ve devamlı
bir koşuşturma içinde yaşadığımız her an , bulunduğumuz yerden ve çevresinden
kaçmak istememize rağmen bir esir gibi zorla , bir o kadar da istemeyerek
hayatın görülmeyen prangalarıyla esir düştüğümüz bu dikdörtgen kutulardan kaçma
hayallerimizden bahsedeceğiz.
Şahsen ben, her an bir kaçış içerisindeyim. Henüz bu kaçışlarım
hayallerimde yer edinse bile, inanıyorum ki bir gün gerçekten özgürce ve
mutluluğumdan öte hiçbir şeyi düşünmeyerek buralardan çekip gideceğim. O
zamanlar geldiğinde yan koltuğum boş mu olur yoksa hayatımın geri kalanını
geçireceğim kişi ile mi paylaşırım bilinmez. Şans yüzüme güler ve erkenden
hayatımı geçireceğim kişiyi bulabilirsem belki bulunduğum yerden kaçmama bile
gerek kalmaz. Onun kalbine kaçmak da bana yeterli gelebilir.
Sonuç itibari ile hayattan ve
buradan kaçmak istesem de, insanda kaçmak isteme sebebi uyandıran hisler nedeni
ile bir o kadar da burada kalmaya mahkumum. Bir gün sevdiğim kişi ile yahut
onsuz buralardan gideceğim hayali ile bir geceyi daha sonlandırıyorum. Umarım
buna benzer bir çok gece daha geçirmek zorunda kalmam, umarım buradan erkenden
gidebilirim yada sen erkenden bana gelebilirsin..